Cavid Bey tutuklandıktan sonra eşine itinayla her gün mektup yazar. Tam tamına 66 tane. Tabi bunlar o günlerde Aliye Hanım'a ulaşmaz ve ancak 1962'den sonra yayınlanır. İşte bu mektuplar içinde Cavid Bey, zindanda okuduğu kitapları da not etmiştir.
1
0
0
35
Unutmadan; Cavid Bey 20 Temmuz'da Ankara'ya nakledilir. Kitaplara dair kayıtlar da çoğunluk buradandır. Ayrıca yerli ve yabancı birçok eseri tükettiğinden, bunları ayrı ayrı aktaracağım. Şimdilik yerli eserler...
1
0
0
19
Hapishane kumandanı Cavid Bey'e oldukça iyi davranır. Hava almaya çıkmasına izin vermese de kitap temini konusunda epey yardımı dokunur. Nitekim birçok kitaba kumandan sayesinde ulaşır. Ziya Paşa'nın külliyatı bunlardan biridir. Kumandan eseri arkadaşlarından temin edip getirir.
1
0
0
21
Hapiste elimden düşürmediği bir kitap zikredeceksek bu Tevfik Fikret'in Rübâb-ı Şikeste'sidir. Her fırsatta onu ezberlediğini eşine yazar. "Okuyorum. Hocasına ders hazırlayan bir talebe gibi ezberliyorum" (s.95)
1
1
0
33
Devam ediyoruz, Bir yandan Tevfik Fikret'i okurken diğer yandan başka kitapları da temin etmeye çalışır. Abdülhak Hamid Tarhan'ın "Makber ve Ölü"sü okuduğu diğer bir kitaptır "Bir kitapçıda 'Makber ve Ölü'yü buldurabildim. Gâh onları gâh Rübab-ı Şikeste'yi okudum" (s.108).
1
0
0
25
Hususi yakınlığı olduğu Halide Edip'in eserlerini de temin edebilmiş: "Kumandan iki eser getirdi.İkisi de Halide Hanım'ın. Biri 'Son Eser'i diğeri 'Ateşten Gömlek', birisini hemen okuyup bitirdim. Bazı yerlerinde ağladım. İkisine de başladım. Bana kitap yetişmez ki"(s.97)
1
1
0
26
Reşat Nuri'den ise tam altı eseri okuduğunu görüyoruz: 'Damga', 'Dudaktan Kalbe', 'Sönmüş Yıldızlar', 'Gizli El' ve tabi 'Çalı Kuşu'. "Reşat Nuri'nin romanlarının bünyelerinde insanı bir ümitle alıp götüren bir şey var. Fakat edebî his çok noksan, ifadeler ekseriya yavan (s.131)
1
0
0
26
Ömer Seyfettin'in hikayelerinden müteşekkil 'Gizli Mabed' de bir çırpıda okuyup bitirdiği eserlerdendir. "Dün sabah, evvelki gün aldığım iki romandan birini, öğleden sonra da Ömer Seyfettin'in ... 'Gizli Mabed'ini okudum" (s.138).
1
0
0
19
Dediği gibi, Cavid Bey'e kitap mı dayanır! Kan ve İman', 'Gün Batarken' ve 'Erenler' ile Ercüment Ekrem Talu da kendisine misafir oluyor. Fakat Cavid Bey pek beğenmemiş gibi gözüküyor: İdama 9 gün kala ‘Erenler' için "çok fena, çok berbat bir şey" diye görüş bildiriyor.
1
0
0
21
Suat Muammer’in 'Kıskanç Gözler'i ile Orhan Mithat'ın 'Aşk İhtiyacı'nı da beğenmediğini görüyoruz. Diyor ki "'Kıskanç Gözler', muharriri Suat Muammer. Bu da 'Aşk İhtiyacı'nın yanına atılacak maskara bir şey. İfadesi de, mevzuu da, hepsi, hepsi berbat" (s.164).
1
0
0
20
Bunlar, oğlu Osman Şiar ile pek sevgili eşi Aliye Hanım'a duyduğu özlemi bir nebze olsun dindirmek için küf kokulu hücrede sığındığı eserlerden bazılarıdır. Kısmetse ikinci bir flood ile okuduğu yabancı eserleri de zikredeceğim. Saygılarla...

1:47 PM · Sep 24, 2021

2
0
1
37
Replying to @msacid1
Fotodaki Şiar Yalçın sanırım, ilk isminin Osman olduğunu bilmiyordum. Cavit Bey'in idamından sonra Hüseyin Cahit Yalçın tarafından nüfusuna alinip kendi soyadı verilmiş büyük briç ustası.
1
0
0
1
Evet, Aliye Nazlıyar Hanım ile Şiar Yalçın👍
0
0
0
1
Replying to @msacid1
murat bardakçının şahbaba ve özellikle neslişah kitabında hanedanın izmir suikastı olayıyla bağlantılı olduğunu gördüğüm bölümleri var özellikle cavid beye çok üzüldüğü görülüyor şehzade ömerle sabiha sultanın mektuplaşmalarında okudunuz mu?
1
0
0
1
Teşekkür ediyorum bilgilendirme için. Birçok eseri haliyle gördüm; zira doktora konum Cavid Bey. Ayrıca İzmir Suikastı çok veçheli bir mesele, oldukça fazla malumat, mektup vs var. Yine de üzerinde konuşmak hayli zor. Bakalım, belki ileride 😀
0
0
0
0